Adolf Hitler

Führer und Reichskanzler
Adolf Hitler
Hitler (1938)
Almanya Führeri
Görev süresi
2 Ağustos 1934 - 30 Nisan 1945
Yerine geldiği Paul von Hindenburg
( Cumhurbaşkanı olarak)
Yerine gelen Karl Dönitz
(Cumhurbaşkanı olarak)
Almanya Şansölyesi
Görev süresi
30 Ocak 1933 - 30 Nisan 1945
Yerine geldiği Kurt von Schleicher
Yerine gelen Joseph Goebbels
Alman Kara Kuvvetleri Başkomutanı
Görev süresi
19 Aralık 1941 - 30 Nisan 1945
Yerine geldiği Walther von Brauchitsch
Yerine gelen Ferdinand Schörner
Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi Başkanı
Görev süresi
29 Temmuz 1921 - 30 Nisan 1945
Yerine geldiği Anton Drexler
Yerine gelen Martin Bormann
Kişisel bilgiler
Doğum 20 Nisan 1889(1889-04-20)
Braunau am Inn, Yukarı Avusturya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu
Ölüm 30 Nisan 1945 (56 yaşında)
Führerbunker, Berlin, Nazi Almanyası
Vatandaşlığı 7 Nisan 1925'e kadar Avusturya vatandaşı, 25 Şubat 1932'den sonra Alman vatandaşı. (7.4.1925–25.2.1932 arasında vatansız.)
Milliyeti Avusturyalı Alman [1]
Partisi Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (1920–45)
Diğer siyasi
bağlantıları
Alman İşçi Partisi (1919–20)
Evlilik(ler) Eva Hitler (29–30 Nisan 1945)
Mesleği Asker, politikacı
İmzası
Askerî hizmeti
Bağlılığı Flag of the German Empire.svg Flag of Germany (3-2 aspect ratio).svg Almanya
Branşı War Ensign of Germany (1903-1918).svg Bavyera Ordusu
War Ensign of Germany (1921-1933).svg Reichswehr
Hizmet yılları 1914–20
Rütbesi Gefreiter
Verbindungsmann
Birimi 16. Bavyera Yedek Piyade Alayı
Reichswehr İstihbaratı
Çatışma/savaşları I. Dünya Savaşı
Ödülleri Birinci Sınıf Demir Haç
İkinci Sınıf Demir Haç
Gazi Nişanı

Adolf Hitler (20 Nisan 1889, Braunau am Inn - 30 Nisan 1945, Berlin), Avusturya doğumlu Alman politikacı, siyasi lider, teorisyen ve devlet adamı, yirminci yüzyılın en bilinen diktatörü. 1919’da Alman İşçi Partisine (Deutsche Arbeiterpartei; DAP) üye olmasıyla başlayan politik yaşamı, bu partinin 1920’de Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisine (Nationalsozialistische Deutsche Arbeiterpartei; NSDAP) dönüşmesiyle devam etti ve 1921’de parti başkanlığına yükseldi. Hitler’in Şansölye seçilmesi için önündeki engel 1925’ten 1932’ye kadar vatansız statüde olmasıydı. Bu engeli kaldırmak adına, dönemin İçişleri Bakanı ve aynı zamanda Thule Cemiyeti’nin üyelerinden olan Bakan Dietrich Klagges’in yaptığı atamayla, [2] [3] Berlin’de bulunan Brunswick temsilciliğine atanarak devlet memuru statüsü kazandı ve Alman vatandaşlığına geçti. Bu şekilde 1933’te Şansölye seçilmesinin önündeki en büyük engel olan vatansızlık statüsü ortadan kalktı. [4] [5] [6] 1933’te, ülkede kurulan yeni koalisyon hükûmetinin başkanlığına atanmasıyla Şansölye (Reichskanzler) oldu. 1934’te, Cumhurbaşkanı’nın (Reichspräsident) makamını devraldı ve Führer (Lider) adında bir devlet başkanlığı makamı yarattı; devlet ve hükûmet başkanlıklarını Führer und Reichskanzler unvanını kullanarak bir arada yürüttü. Nasyonal sosyalizmin kurucusu olup Almanya’yı 12 yıl boyunca bu öğretiyle yönetmiştir. Bir politikacı ve asker olmanın yanı sıra ressam ve yazar idi.

Hitler, Almanya’da I. Dünya Savaşı sonrasında yaşanan Büyük Buhran’dan güç kazandı. Propaganda ve karizmatik bir dille, alt ve orta tabakanın ekonomik istemlerine ümit veriyordu; bunun yanında da belli bir seviyede milliyetçilik, sosyalizm, antisemitizm, anti-komünizm ve anti-kapitalizm de sunuyordu. Ekonominin tekrar kurulması, yeniden silahlandırılmış bir ordu ve totaliter ve faşist bir rejimle; Hitler Almanya içerisindeki düzeni yeniden tesis etti ve güçlü bir ülke yarattıktan sonra, saldırgan bir dış politika izleyerek Alman “yaşam alanı”nı ( Lebensraum) genişletmek amacıyla Polonya’ya saldırdı. Yıldırım savaşı (Blitzkrieg) taktikleri ve Mihver Devletleri ittifakı ile birlikte Avrupa′nın büyük bölümünü ve Asya’nın bir kısmını işgal etti.

ABD’nin II. Dünya Savaşı’na Müttefikler’in tarafında katılması ve Kızıl Ordu’nun ilerlemesi ile Alman ordusu gerilemeye başladı. Sovyet güçlerinin 23 Nisan 1945’te Berlin'e girmesi ile Almanya’nın yenilgisi kesinleşmişti. Hitler; işgal altındaki Berlin’de, eşi Eva Hitler [7] [8] (Eva Braun) ile yer altı sığınağında ( Führerbunker) [9] 30 Nisan 1945 günü intihar etti. Cesedi -vasiyeti üzerine- takipçileri tarafından yakıldı. Alfred Jodl’ın 7 Mayıs 1945’te imzalayıp ertesi gün yürürlüğe giren teslim belgesiyle Büyük Alman İmparatorluğu son buldu.

Hitler’in saldırgan dış politikası, Avrupa’da II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesinin ana nedeni olarak kabul edilir. Onun Yahudi karşıtı politikaları ve ırkçı ideolojisi, aşağı ırk mensubu olarak gördüğü en az 5.5 milyon insanın ölümüne neden oldu.

Çocukluğu ve gençlik yılları

Braunau am Inn dönemi

Bebekliğine ait tek fotoğrafı.

Adolf Hitler, 20 Nisan 1889 tarihinde Almanların yoğunlukta olduğu Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na bağlı Yukarı Avusturya’nın Braunau am Inn kasabasında o sıralarda gümrük memuru olan Alois Hitler [10] (1837-1903) ve Alois’in üçüncü eşi (aynı zamanda ikinci dereceden kuzenidir ve evlenmek için kiliseden izin alınmıştır. [11]) Klara Pölzl’ün [12] (1860-1907) oğlu olarak doğmuştur. Alois’in altı çocuğundan dördüncüsüdür. [13] [14] Avusturya vatandaşı [15] olarak doğan Adolf daha sonra 1925'te Avusturya vatandaşlığından çıkmıştır.

İsmi Eski Almancada ‘asil kurt’ (Adolf = Adel + wolf) anlamına gelen Adolf, akrabaları arasında kısaca ‘Adi’ ismiyle biliniyordu. (Adolf Hitler, yakın çevresiyle arasında, 1920’lerin başlarından itibaren ‘Wolf’ takma adını kullandı. Hatta bu durum Avrupa kıtasındaki çeşitli merkezlerin isimlerinde de etkili oldu. Doğu Prusya’da Wolfsschanze, Fransa’da Wolfsschlucht, Ukrayna’da Werwolf gibi.)

İlkokul fotoğrafı (ortada), 1900.

Yasal olarak Hitler soyadı ile dünyaya gelen Adolf’un baba tarafından gelen atalarının erkek bireyleri ‘Hiedler’ soyadına sahiplerdi. Amerikalı gazeteci William L. Shirer, Nazi İmparatorluğu adlı kitabında, Hitler’in soyağacı ve soyadı konusunda şunları yazmaktadır: “Hitler’in büyükbabası, Johann Georg Hiedler, gezici bir değirmenciydi. Aşağı Avusturya’da köy köy gezerdi. 1824’te ilk evlenmesinden beş ay sonra bir oğlu oldu. Ama ne çocuk ne annesi yaşadı. On sekiz yıl sonra Duerrenthal’da çalışırken, Strones köyünden kırk yedi yaşında bir köylü kadın olan Maria Anna Schicklgruber ile evlendi. Bu evlenmeden beş yıl önce, 7 Haziran 1837’de Maria’nın gayrimeşru bir çocuğu olmuş, adını Alois koymuştu. Bu çocuk sonradan Adolf Hitler’in babası oldu. Alois’in babasının, her ne kadar kesin kanıtlar yoksa da Johann Hiedler olması ihtimali çoktu. Ne olursa olsun, Johann kadınla evlenmiş, ama bu gibi olaylara uygulanan geleneğe aykırı olarak, çocuğu meşrulaştırmak zahmetine katlanmamıştı. Çocuk, Alois Schicklgruber olarak büyüdü. Anna 1847’de öldü, Johann Hiedler bu ölümden sonra otuz yıl ortalıktan yok oldu. Seksen dört yaşında Waldviertel’de Weitra kasabasında yeniden ortaya çıktı. Bu sefer adını Hitler diye yazıyordu. Bir noterle üç şahit huzurunda kendisini Alois Schicklgruber’in babası olarak kaydettirdi.” [16]

Linz dönemi

Babası, Alois.
Annesi, Klara.

İlk tahsilini doğduğu kasabada yaptı. Orta tahsiline Linz şehrinde başladı. Linz’de başladığı lisede ise 1. sınıfı yeniden tekrarlamak zorunda kaldı. O sıralarda, ilerde memur olmasını isteyen babasıyla zıtlaşıyor, ressam olmak istediğini söylüyordu. Sevmediği dersleri asıyor, hiç ilgilenmiyordu. İleride öğretmenlerini çok sert biçimde eleştirmiş, sadece tarih öğretmenini çok sevdiğini ve ona çok şey borçlu olduğunu belirtmiştir. Çizimlerine ve resimlerine çok güvenen Adolf, bu konudaki direnişine hiç ara vermiyordu. (I. Dünya Savaşı’na katılmasından önce, Hitler’in 2000’den fazla çizimi ve resmi vardı.)

Hitler, Kavgam’da şöyle anlatır:

« En çok tarih ve coğrafya derslerinde başarı gösteriyordum. İşte bu sıralarda “milliyetçi” oldum ve tarihin gerçek anlamını anlamayı, idrak etmeyi ve bu konuya nüfuz edebilmeyi öğrendim. Zevklerim, beni babamın hayatına benzer bir hayata itmiyordu. Konuşma yeteneğim, çocukluk arkadaşlarıma verdiğim, ikna edici ve daha doğrusu kandırıcı söylevlerle oluşmaya başladı. Kendi kendimi zor idare edebilen küçük bir lider olmuştum. Bu arada iyi bir öğrenci olduğumu da söyleyebilirim. Çalışmak bana kolay geliyordu. Boş zamanlarımda “Lambach Chanoine”lerin yanında şan dersleri takip ediyordum. »

Hitler, ressam olma konusunda inat ediyor, bir sanatçı olma hayallerinde kendisine çok güveniyordu. Sanatçılık onun için tam anlamıyla bir idealdi. Buna rağmen babasının “yaşam mücadelesi” konusundaki öğütlerinde haklı olduğunu düşünüyordu. Oğlunun güvenle para kazanabileceği iyi bir mesleğe sahip olması gerektiğine inanan babasına hak veriyordu:

« Bir vakitler kendi hayatının en büyük halkalarını oluşturan şeyin, benim tarafımdan kabul edilmemesine bir türlü akıl erdiremiyordu, işte bu yüzden babamın kararı basit, emin ve çok doğaldı. Hayat kavgasının kazandırdığı çelik gibi bir karaktere sahip olan babam, benim, daha doğrusu tecrübesiz bir delikanlının geleceği hakkında karar vermesine izin vermiyordu. Fakat sonunda iş bambaşka oldu. »

On üç yaşında tüberkülozdan babasını kaybetti (3 Ocak 1903). [17] Daha sonra ağır bir ciğer hastalığı geçirmiş, doktorun tavsiyesiyle bir yıl kadar okuldan ayrı kalmış, sonra da maddi sorunlar nedeniyle okula geri dönememiştir. Annesine bakma sorumluluğuyla inşaatta işçi olarak çalışmaya başladı. Bu dönem boyunca çizimlerine devam etti.

« Benim için meslek problemi, tahmin ettiğimden çok daha kısa bir süre içinde çözülecekti. Çünkü, babam daha ben on üç yaşındayken ansızın vefat etti. Bir felç darbesi, babamı en güçlü döneminde iken yere vurdu. O dünyadaki hayatını acı çekmeden sona erdirdi. Fakat bizi büyük bir üzüntünün içine attı. Babamın en büyük isteği, oğlunu, kendisinin ilk günlerinde çektiği yokluklardan kurtarmak için bana meslek sahibi olmamda yardım etmekti. Bu isteğini gerçekleştiremedi. Fakat bilinçsiz bir biçimde benim içime, ikimizin de aklımızdan geçirmediğimiz bir geleceğin tohumlarını ekmişti. »

Okuduğu kitaplar içindeki antisemitizm (Yahudi düşmanlığı) ise o zamanlar ortaya çıktı. İlk başlarda bu fikre karşı çıksa da Yahudilerin birbirlerini kültür, sanat, politika, iş hayatı gibi bütün alanlarda kayırdıklarını düşünmeye başlayınca, Yahudileri sevmemeye başladı. Kendisi bu konuyu şöyle izah eder:

« Ne zaman bir tiyatro gösterisi, bir müzik abartılırsa Yahudi yapımı bir şey olduğunu görüyordum. Bunu abartanlar da Yahudilerdi. Birçok alanı ele geçirdikleri için tüm alanlarda birbirlerini kayırıyorlardı. Güzel bir Alman yapıtı 10 üzerinden 5 alamazken Yahudi yapıtları 10 alıyordu. Bu yüzden bir antisemitist olmaya karar verdim. »

Viyana dönemi

Hitler’in Viyana Devlet Operası’nı resmettiği tablosu (1912).
Hitler’in 1913 senesinde çizdiği, yağlı boya bir Meryem ile İsa tablosu.

Annesinin hastalığı ortaya çıktığında geçim kaynakları neredeyse kurumak üzere olan Hitler, kendisine bağlanan yetim aylığıyla geçiniyordu. Bu yüzden Viyana’ya gitme kararı aldı.

« Bir çanta dolusu elbise ve çamaşırla Viyana’nın yolunu tuttum, içimde sarsılmaz bir irade vardı. Babam elli yıl önce kaderini zorlamayı başarmıştı. Babam gibi yapacaktım. Ama ben “adam” olacaktım, memur değil. »

1907 yılında başvurduğu Viyana Güzel Sanatlar Akademisi tarafından ressamlığa uygun olmadığı gerekçesi ve yeteneklerini mimarlık alanında geliştirmesi öğüdüyle reddedildi. Adolf, bu öğüdü yerine getirmeyi çok istemesine rağmen bunun için teknik alt yapısı ve lise diploması olması zorunluydu.

On dokuz yaşına geldiğinde annesini göğüs kanserinden dolayı kaybetti (21 Aralık 1907). [17] Annesiyle hep ayrı bir bağı olduğundan söz eder ve o öldüğünde babasının ölümünden daha fazla üzüldüğünü anlatır. Annesinin ölümünden sonra, Hitler'in tek isteği Güzel Sanatlar Akademisi’ne girebilmekti.

« Babama saygı ile bağlanmıştım, annemi ise sevmiştim. »

1908’de bir kez daha başvurduğu akademinin, onu yeniden reddetmesinin ardından umutlarını da yitirmiş bir şekilde tamamen parasız kaldı. Yetim maaşının kendi payına düşen kısmını da kardeşi Paula’ya veren Hitler, 21 yaşındayken halasından kalan az miktardaki miras parasının da bitmesiyle 1909’da evsizler yurduna yerleşti. Posta kartlarından kopyaladığı manzara resimlerini, dükkanlara ve turistlere satarak geçinmeye çalışan Hitler, 1910 yılında, çalışan fakir adamların kaldığı bir eve yerleşti.

« Nihayet on dört on beş yaşıma geldiğimde siyasetten bahsedildiği sıralarda Yahudi kelimesini duymaya başladım. Bu sözler ben de az da olsa bir itiraz etme duygusu uyandırıyordu. Mezhepler dolayısıyla çıkan kavga ve çekişmeleri gördüğüm vakit içimde nahoş hisler kabarıyordu.

Alman ile Yahudi arasındaki farkın sadece dinler arasında olduğunu zannediyordum. Hatta sürekli zulümlere hedef olmalarını, din arkına veriyor ve bu yüzden de kendilerine antipati beslemiyordum.

İşte kafam bu düşüncelerle dolu olarak Viyana’ya geldim. O günlerde Viyana′da iki milyon kişi yaşıyordu ve bu nüfusun iki yüz bini Yahudi idi. İşte ben bunun farkında değildim. İlk günlerde gözlemlerim ve düşüncelerim, yeni değer ve fikirlerin giriştikleri hücuma pek o kadar karşı koyacak kuvvette değildi. Nihayet içimde ağır ağır sükunet ortaya çıkmaya başladığı ve bu hummalı hayaller açıklığa kavuştuğu sıralarda, Yahudi meselesi ile burun buruna geldiğim an ki, etrafımı çepeçevre saran dünyaya çok daha dikkatli bakmaya başladım.

Yahudi meselesi ile karşılaşmamdaki şekil bana pek hoş gelmedi. Ben o sıralarda Yahudi’yi sadece başka bir dine mensup bir kimse olarak kabul ediyordum. Dini çekişmelerden ve dini inanışlardan çıkan her türlü düşmanlığı, hoşgörü ve insaniyet adına daima kınamaktan da kendimi alamıyordum. Bu arada Viyana’nın Yahudi aleyhtarı basınının tutumu da bana medeni bir milletin örf ve geleneklerine yakışmaz gibi geliyordu. »

Hitler Viyana’dayken, ilk kez içinde Doğu Avrupa’daki birçok Ortodoks Yahudi (Hitler’e göre ırkçı teorilerle karışık, geleneksel dinci ve önyargılı, geniş bir Yahudi kitlesi) için antisemitist düşünceler barındırmaya başladı. Zamanla Lanz von Liebenfels’in ırk ideolojileri ve antisemitizm hakkındaki yazılarından ve Viyana Belediye Başkanı, aynı zamanda Hristiyan Sosyal Partisi’nin kurucusu ve tarihin en şiddetli demagoglarından Karl Lueger ve pan-Cermenist Georg Ritter von Schönerer gibi politikacıların yarattığı polemiklerden etkilendi. Daha sonra Kavgam (Mein Kampf) adlı kitabında, dine bağlı antisemitizm karşıtlığından, nasıl tam tersi bir zemine (antisemitizmi ırkçı zeminde desteklemeye) geçiş yaptığını anlattı.

Münih dönemi

Babasından kalan mal varlığının son parçasıyla Mayıs 1912’de, Münih’e gitti. Her zaman gerçek Almanya’da yaşamak istemişti. Mimariyle ve Houston Stewart Chamberlain’ın yazılarıyla daha da ilgilenmeye başladı.

Hitler Yahudileri, kendi tanımladığı ari ırkın doğal düşmanları olduğunu iddia etmeye başladı ve Avusturya’daki krizden de onları sorumlu tuttu. Aynı zamanda kendi antisemitizmini Marksizm karşıtlığı ile birleştirerek, sosyalizmin ve özellikle de liderleri arasında birçok Yahudi bulunduran Bolşevizmin keskin hatlarını tanımladı. Almanya’nın uğradığı askeri bozgundan 1917 Devrimlerini sorumlu tutarak, Yahudileri Alman İmparatorluğu’nun askeri yenilgisinin ve sonuç olarak ortaya çıkan ekonomik problemlerin de suçlusu kabul etti.

Çokuluslu Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Parlamentosundaki oturumları uzunca bir süre inceledikten sonra, demokratik parlamenter sistemin aşağılığına ve bayağılığına ilişkin sabit bir inanç geliştirdi. Bu da kendi politik görüşlerinin temelini biçimlendirdi.

« 1912 yılının baharında Münih’e gittim, sanki yıllarca orada oturmuşum gibi şehir bana hiç yabancı gelmedi, incelemelerim beni defalarca bu Alman sanatının merkezine götürmüştü. Münih bilinmezse Almanya görülmüş sayılamayacağı gibi, Münih tanınmadıkça Alman sanatı hakkında da bir fikre sahip olunamaz. »

Münih’e gitmesi, bir süreliğine Avusturya’daki askerlik görevinden de kaçmasını sağladı fakat sonrasında Avusturya ordusu tarafından tutuklandı. Yapılan fiziksel inceleme ve pişmanlık savunması sonrasında askerlik için elverişsiz sayıldı ve Münih’e dönmesine izin verildi. Buna rağmen Ağustos 1914’te Almanya I. Dünya Savaşı’na girdiğinde acilen Bavyera Kralı III. Ludwig’den Bavyera alayında savaşmak için izin ricasında bulundu. İsteği kabul edildi ve Hitler gönüllü olarak Bavyera ordusuna katılmış oldu.

Askerlik

I. Dünya Savaşı’nda Adolf Hitler.
Hitler (en sağda), silah arkadaşları ve Foxl (köpek).
Hitler, Messines Manastırı Enkazı (1914).

Hitler, Batı Cephesi'nde Albay Julius List komutasındaki 16. Bavyera Yedek Piyade Alayı’na (“List Alayı”) verilmiştir. Birinci Ypres Muharebesi, Somme Muharebesi, Arras Muharebesi ve Passchendaele Muharebesi’ne katılmıştır. [18] Fransa ve Belçika’da, 16. Bavyera Yedek Alayı karargahında haberci olarak aktif hizmette bulunan ve düşman ateşine maruz kalan Hitler, yanındaki diğer askerlerin aksine yemeklerden ya da zor koşullardan asla şikayet etmedi. Bunun yerine sanat ya da tarih hakkında konuşmayı tercih eden Hitler, şiirler yazdı, ordu gazetesi için bazı karikatürler ve eğitsel çizimler yaptı. Görevini yaparken gösterdiği sürati ve başarısı nedeniyle ilki Aralık 1914’te İkinci Sınıf Demir Haç ve diğeri de 4 Ağustos 1918’de ve onbaşı düzeyindeki bir askere nadir olarak verilen bir onur olan Birinci Sınıf Demir Haç olmak üzere iki askeri nişan aldı. Madalyaya onu aday gösteren subayın –Teğmen Hugo Gutmann– Yahudi olması ironik bir rastlantıdır. [19] 18 Mayıs 1918'de Siyah Gazi Nişanı aldı. [20]

Hitler alayı terk etmek istememesine rağmen, gene de ‘liderlik özelliklerinin yeterli çerçevede olamadığı’ gerekçesiyle rütbesi yükseltilmedi. Bazı kaynaklara göre ise yükseltilmemesinin asıl nedeni Alman vatandaşı olmamasıydı. Alay karargahındaki görev mevkisi çokça tehlike içermesinin yanı sıra ona sanat çalışmalarını sürdürmesi için de zaman veriyordu. Ekim 1916’da Fransa’nın kuzeyinde bacağından yaralanan Hitler, Mart 1917’de ön saflardaki görevine geri döndü.

15 Ekim 1918’de savaşın sona ermesinden kısa bir süre önce, Hitler zehirli gaz saldırısından dolayı geçirdiği geçici körlük nedeniyle, savaş meydanındaki askerî hastaneye götürüldü. David Lewis ve Bernhard Horstmann gibi bazı psikologlara göre ise bu geçici körlüğün sebebi geçirdiği bir histeri kriziydi. Hitler, hayatının amacının Almanya’yı kurtarmak olduğuna iyice ikna olmuştu.

Uzun zamandır Almanya’ya hayran olan Hitler, hâlâ Alman vatandaşı olmamasına rağmen savaş sırasında da tutkulu bir vatansevere dönüştü. Alman ordusu hâlâ düşman topraklarını tutmaktayken, Kasım 1918’de Almanya’nın teslim olmasıyla şoka uğradı. Birçok Alman milliyetçisi gibi o da savaş alanında değil masada yenilmelerini tasvir eden ‘sırtından bıçaklanma efsanesine’ inandı. Buna neden olan politikacılar daha sonra ‘Kasım Hainleri’ olarak adlandırıldılar.

En otros idiomas
Afrikaans: Adolf Hitler
Alemannisch: Adolf Hitler
aragonés: Adolf Hitler
Ænglisc: Adolf Hitler
العربية: أدولف هتلر
অসমীয়া: এডল্ফ হিটলাৰ
asturianu: Adolf Hitler
azərbaycanca: Adolf Hitler
تۆرکجه: آدولف هیتلر
башҡортса: Адольф Гитлер
Boarisch: Adolf Hitler
žemaitėška: Aduolfos Hitleris
Bikol Central: Adolf Hitler
беларуская: Адольф Гітлер
беларуская (тарашкевіца)‎: Адольф Гітлер
български: Адолф Хитлер
भोजपुरी: एडोल्फ हिटलर
Bislama: Adolf Hitler
Bahasa Banjar: Adolf Hitler
brezhoneg: Adolf Hitler
bosanski: Adolf Hitler
català: Adolf Hitler
Chavacano de Zamboanga: Adolf Hitler
Mìng-dĕ̤ng-ngṳ̄: Adolf Hitler
Cebuano: Adolf Hitler
čeština: Adolf Hitler
Cymraeg: Adolf Hitler
Deutsch: Adolf Hitler
Zazaki: Adolf Hitler
Ελληνικά: Αδόλφος Χίτλερ
emiliàn e rumagnòl: Adolf Hitler
English: Adolf Hitler
Esperanto: Adolf Hitler
español: Adolf Hitler
euskara: Adolf Hitler
estremeñu: Adolf Hitler
føroyskt: Adolf Hitler
français: Adolf Hitler
Nordfriisk: Adolf Hitler
furlan: Adolf Hitler
Gaeilge: Adolf Hitler
贛語: 希特勒
Gàidhlig: Adolf Hitler
galego: Adolf Hitler
Avañe'ẽ: Adolf Hitler
गोंयची कोंकणी / Gõychi Konknni: Adolf Hitler
Hausa: Hitler
客家語/Hak-kâ-ngî: Adolf Hitler
Fiji Hindi: Adolf Hitler
hrvatski: Adolf Hitler
hornjoserbsce: Adolf Hitler
Kreyòl ayisyen: Adolf Hitler
magyar: Adolf Hitler
Հայերեն: Ադոլֆ Հիտլեր
interlingua: Adolf Hitler
Bahasa Indonesia: Adolf Hitler
Interlingue: Adolf Hitler
Ilokano: Adolf Hitler
íslenska: Adolf Hitler
italiano: Adolf Hitler
ᐃᓄᒃᑎᑐᑦ/inuktitut: ᐦᐄᑦᓖᕐ
Patois: Adalf Itla
la .lojban.: .adolf. .itlyr.
Basa Jawa: Adolf Hitler
Qaraqalpaqsha: Adolf Hitler
Taqbaylit: Adolf Hitler
Адыгэбзэ: Адолф Гитлер
Kabɩyɛ: Adolph Hitler
ភាសាខ្មែរ: អាដុល ហ៊ីត្លែរ
Ripoarisch: Adolf Hitler
Kurdî: Adolf Hitler
kernowek: Adolf Hitler
Кыргызча: Адольф Хитлер
Ladino: Adolf Hitler
Lëtzebuergesch: Adolf Hitler
Luganda: Adolf Hitler
Limburgs: Adolf Hitler
lumbaart: Adolf Hitler
لۊری شومالی: آدولف ھيتلر
lietuvių: Adolfas Hitleris
latgaļu: Adoļfs Hitlers
latviešu: Ādolfs Hitlers
Basa Banyumasan: Adolf Hitler
Malagasy: Adolf Hitler
олык марий: Гитлер, Адольф
Baso Minangkabau: Adolf Hitler
македонски: Адолф Хитлер
Bahasa Melayu: Adolf Hitler
Mirandés: Adolf Hitler
မြန်မာဘာသာ: ဟစ်တလာ
مازِرونی: آدولف هیتلر
Dorerin Naoero: Adolf Hitler
Nāhuatl: Adolf Hitler
Napulitano: Adolf Hitler
Plattdüütsch: Adolf Hitler
Nedersaksies: Adolf Hitler
नेपाल भाषा: एडोल्फ हिटलर
Nederlands: Adolf Hitler
norsk nynorsk: Adolf Hitler
Novial: Adolf Hitler
Diné bizaad: Dágháilchįįh
Chi-Chewa: Adolf Hitler
occitan: Adolf Hitler
Livvinkarjala: Adolf Hitler
Papiamentu: Adolf Hitler
Norfuk / Pitkern: Adolf Hitler
polski: Adolf Hitler
Piemontèis: Adolf Hitler
پنجابی: ہٹلر
Ποντιακά: Αδόλφον Χίτλερ
português: Adolf Hitler
Runa Simi: Adolf Hitler
rumantsch: Adolf Hitler
română: Adolf Hitler
armãneashti: Adolf Hitler
русиньскый: Адолф Гітлер
संस्कृतम्: ऐडॉल्फ् हिटलर्
саха тыла: Адольф Хитлер
sicilianu: Adolf Hitler
سنڌي: هٽلر
srpskohrvatski / српскохрватски: Adolf Hitler
Simple English: Adolf Hitler
slovenčina: Adolf Hitler
slovenščina: Adolf Hitler
chiShona: Adolf Hitler
Soomaaliga: Adolf Hitler
српски / srpski: Адолф Хитлер
Sesotho: Adolf Hitler
Seeltersk: Adolf Hitler
Basa Sunda: Adolf Hitler
svenska: Adolf Hitler
Kiswahili: Adolf Hitler
ślůnski: Adolf Hitler
தமிழ்: இட்லர்
Tagalog: Adolf Hitler
татарча/tatarça: Адольф Һитлер
українська: Адольф Гітлер
اردو: ہٹلر
oʻzbekcha/ўзбекча: Adolf Hitler
vèneto: Adolf Hitler
vepsän kel’: Gitler Adol'f
Tiếng Việt: Adolf Hitler
West-Vlams: Adolf Hitler
Volapük: Adolf Hitler
Winaray: Adolf Hitler
მარგალური: ადოლფ ჰიტლერი
Yorùbá: Adolf Hitler
Zeêuws: Adolf Hitler
文言: 希特勒
Bân-lâm-gú: Adolf Hitler
粵語: 希特拉